bilgi@burhaneray.com +90 212 644 02 01

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi

 

Tarih         : 07.10.2010

 

Esas No   : 2009/12598

 

Karar No  : 2010/9550

 

1479 s. K. Ek Md. 20

 
SOSYAL GÜVENLİK DESTEK PRİMİ KESİLMESİNİN KOŞULLARI

 

 

 

Yaşlılık aylığına hak kazanıp daha sonra çalışmaya devam eden ve çalışmaya başlayanlardan başlama tarihinden itibaren aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilebilmesi için, vergi kaydının bulunması gerektiği hk.

 

 

 

İstemin Özeti: Davacılar, murisi (…)’in yaşlılık aylığından Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle, yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiş, mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

Karar: Davacılar, davalı Kurumca murisleri (…)’in yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesine ilişkin işlemin iptalini ve yapılan kesintilerin iadesini istemişlerdir.

 

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ile ulaşılmıştır.

 

Gerçekten, 4447 sayılı Yasa’nın 38. maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya ek 20. madde olarak eklenen madde içeriğine göre, yaşlılık aylığına hak kazanıp daha sonra çalışmaya devam eden ve çalışmaya başlayanlardan başlama tarihinden itibaren % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesileceği öngörülmüştür.

 

Dava konusu olayda davacıların murisi (…)’in 15.02.2005 tarihine kadar kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağladığı yolunda yasal karine teşkil edebilecek (…) Ticaret Odası kaydı bulunmaktadır. Ancak, bu yasal karinenin aksini kanıtlamak mümkündür. Öte yandan, mahkemece, vergi dairelerinin davacıların murisinin potansiyel mükellef olduğuna ilişkin cevabi yazıları yanlış değerlendirilerek, murisin gelir vergisi mükellefi olduğu da kabul edilerek sonuca gidilmiştir. Oysa murisin vergi kaydı 30.10.1991 tarihinde sona ermiştir. Ayrıca, murisin esnaf ve sanatkar sicil kaydı da bulunmamaktadır.

 

Yapılacak iş, (…) Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak (…) vergi no ile kayıtlı olan (…)’in 17.11.2004 tarihinde hangi faaliyeti nedeniyle vergiye kayıtlı olduğunu, bu faaliyetini hangi adreste gerçekleştirdiğini sormak, 4447 sayılı Yasa ile getirilen 1479 sayılı Yasa’nın 20. maddesinin yürürlüğe girdiği 01.10.1999 tarihinden itibaren davacıların murisi (…)’in kendi adına bağımsız faaliyetinin devam edip etmediği hususunun emniyet ve zabıta aracılığı ile araştırılması, yine ilgili odaya davacıların murisinin aidat ödemesi olup olmadığı, hazirun cetvelinde davacıların murisinin adının ve imzasının bulunup bulunmadığının araştırılması, bu konuda davacıların göstereceği tanıklar dahi dinlenerek, bütün belge ve deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

 

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

 

O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

 

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, oybirliğiyle karar verildi.