bilgi@burhaneray.com +90 212 644 02 01

I- GİRİŞ

 

Ölüm, ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan ve bu olguyu yaşa­yan kişi ile birlikte ailesini de sosyo-ekonomik olarak etkileyen bir kav­ramdır. Temel koruma birimi olarak aileyi esas alan ölüm sigortası, di­ğer sigorta kollarından farklı olarak sigortalının kendisine değil, ölüme bağlı olarak geride kalan hak sahiplerine sosyal güvenlik garantisi sağ­layan bir sigorta koludur. Türk toplumunun aile ve sosyal yapısı gözeti­lerek sigortalının eşi, çocukları ve ana babası hak sahibi olarak tanımlanmıştı(1). Ölüm sigortası ile ölen sigortalının sağlığın­da geçimini sağladığı ve geride bıraktığı hak sahiplerine şartların yerine getirilmesi durumunda ölüm aylığı bağlanır.

Sosyal Güvenlik Kurumu’na devredilen SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nda ölüm aylığına hak kazanmada aranan şartların farklı oluşu geçmişte çok eleştirilmiştir. Bunun sonucunda 5510 sayılı Sosyal Sigor­talar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunu(2)’nda, ölüm sigortasından aylığa hak kazanma şartları yeniden belirlenerek norm ve standart birliği sağlanmaya çalışılmıştır. 5510 sayılı Kanun’a göre aylık bağlama şartları 4/b statüsündeki sigortalılar açısından aynı kalmış ancak aylık bağlama şartları prim ödeme gün sayısı bakımından 4/a statüsündeki sigortalılar açısından ağırlaştırılmış bunun yanında 4/c statüsünde­ki sigortalılar açısından ise hafifletilmiştir.

Bu çalışmada, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce ve sonra vefat etmiş sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanma şartları değerlendirilecektir.

II- ÖLÜM AYLIĞINDA SİGORTALIYA İLİŞKİN ŞARTLAR (STAJ SÜRESİ)

Ölüm olayı, geçimi sigortalı tarafından sağlananlar açısından gü­venceye alınması gerekli bir risktir. Sosyal sigortalarda primli rejimi benimsemiş ülkelerde, ölen her kişinin hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmaz. Mutlaka belirli bir süre sigortalı olma ve prim ödeme şartı aranır.

İdeal bir sosyal güvenlik anlayışında ölüm halinde aylık bağlanma­sı için prim şartı aranması doğru değildir. Ne zaman ve nereden gelece­ği belli olmayan ölüm durumunda hak sahiplerine koşulsuz olarak aylık bağlanması, sosyal devlet olmanın maliyeti olarak görülmeli ve ölen si­gortalının hak sahipleri, bu sosyal tehlikenin zararları ile baş başa bırakılmamalıdır(3). Ancak, Devletin, personel politikasını belirlemede büyük önemi olan emeklilik düzenini aktüeryal dengeleri gözeterek bilimsel verilere göre belirlemesi ve buna göre gerekli yasal düzenlemeleri yapması da zorunludur. Bu düzenin korunması, Anayasa’nın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenlik hakkının güvenceye alın­ması için de zorunlu bir gerekliliktir. Sağlam temellere oturtulmayan bir sosyal güvenlik kuruluşunun emeklilik nedeniyle aktüeryal dengesinin bozulması, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülemez bir duruma gelme­sine sebep olabilir. Bu bağlamda değerlendirildiğinde, ölüm aylığına hak kazanmada belirli bir süre sigortalı olarak çalışmış olma koşulunun aran­ması tabii görülmelidir(4).

Yeterli staj süresinin bulunması koşuluyla ölen sigortalının eşi, çocukları ve ana-babasına yardım yapılır. 5510 sa­yılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunu’nun ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartlarını düzenleyen 32. mad­desinin birinci fıkrasına göre, ölüm sigortasından sağlanan yardımlar şunlar­dır.

– Ölüm aylığı bağlanması,

– Ölüm toptan ödemesi yapılması,

– Aylık almakta olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi,

– Cenaze ödeneği verilmesi.

Ölen sigortalının hak sahiplerine aylık bağlanması şartları 5510 sa­yılı Kanun’un 32. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Kanun hük­müne göre;

– En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları pri­mi bildirilmiş veya 4/a kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süre­leri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,

– Malûl­lük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak ka­zanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış,

– Bağlanmış bulunan malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş du­rumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulun­maları halinde aylık bağlanmaktadır.

4/b statüsündeki sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığın­dan dolayı prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması veya öden­mesi aylığa hak kazanmada aranan bir başka ölçüttür.

5510 sayılı Kanun ile ölüm aylığına hak kazanmada aranan şartlar mülga 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarda aranan şartlardan farklılık göstermektedir. Bu farklılıklar 4/a ve 4/c sigortalıları açısından öde­nen prim gün sayısı bakımından değişmiş, 4/b sigortalıları açısından ise si­gortalının ölümünden sonra askerlik borçlanmasının hak sahipleri tarafın­dan da yapılabilmesi esası getirilmiştir.

4/a sigortalıları açısından, hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması için, 5510 sayılı Kanunla getirilen ‘her türlü borçlanma hariç 5 yıl sigortalılık süresi, en az 900 gün prim ödeme koşulu’isabetli olmamıştır. En azından ‘her türlü borçlanma hariç 5 yıl sigortalılık süresi, en az 900 gün prim ödeme koşulu’ yurt dışı borçlanması yapacaklar açısından (eski topluluk sigortasına tabi olanlar bakımından) muaf tutulabilirdi.

A- 4/a KAPSAMINDA SİGORTALI İKEN ÖLENLERİN HAK SAHİPLERİNE AYLIK BAĞLAMA ŞARTLARI

Hak sahiplerinin ölüm aylığına hak kazanabilmesinin şartları ölüm ta­rihi ve hak sahipleri yönünden farklılıklar göstermektedir. 4/a sigortalısının ölüm tarihi 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşmişse, mülga 506 sayılı Kanun hükümlerine göre ölüm aylığına hak kazanmada aranan şartlar geçerli olur. Sigortalı 01.10.2008 tarihinden sonra ölmüş ise 5510 sayılı Kanun’un ölüm sigortası şartlarını sağlayabilenlere ölüm aylığı bağlanır. Yine anne-babanın aylığa hak kazanmasında, ölümün 06.08.2003 tarihinden önce olması, 06.08.2003-30.09.2003 tarihleri arasında olması ya da 01.10.2008 ta­rihinden sonra gerçekleşmesi aylık bağlanması şartlarını değiştirmektedir.

01.10.2008 tarihinden sonra ölen 4/a sigortalısının hak sahiplerinin ölüm aylığına hak kazanabilmeleri için sigortalının ölüm tarihinde;

– En az 5 yıl sigortalılık süresinin bulunması,

– Her türlü borçlanma hariç en az 900 gün uzun vadeli si­gorta kollarından prim ödenmiş olması veya borçlanma dahil en az 1800 gün prim ödemiş olması,

– Malûllük veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlan­mamış olması,

– Bağlanmış bulunan malûllük veya yaşlılık aylığı sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş durumda iken ölmüş olması gerekmektedir.

4/a sigortalıları açısından sigortalılık süresi, sigortalının uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih ile aylık bağlanma talebi arasında geçen süredir. Ölen sigortalılar için ise sigortalılık süresi, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak ola­rak ilk defa çalışmaya başlanan tarih ile ölüm tarihi arasında geçen sü­redir. Şayet askerlik vazifesinden sonra sigortalı olunmuşsa, sigortalılığın başlangıcı askerlik borçlanması ile borçlanılan süre kadar geriye götürülebilir. Yine sigortalının prim ödeme gün sayısının borçlanma hariç 900 günden fazla olması şartıyla sigortalılık süresinin borçlanma yoluyla 5 yı­la çıkarılması durumunda da aylık bağlanma koşulu sağlanmış olur. Ölüm aylığına hak kazanabilmek için öncelikle hak sahiplerinin sigorta­lının ölümünden sonra SGK’ya yazılı olarak aylık bağlamasına ilişkin talebinin bu­lunması gerekmektedir. Sigortalının öldüğü tarihte hak sahibi niteliği bulunmayan kişi daha sonra ölüm-boşanma-malûl kalma gibi olguyla karşı karşıya kalır ve hak sahibi niteliği kazanır ise bu kez başvurunun bu niteliği kazanılan tarihten sonra yerine getirilmesi gerekir.

Örnek-1: 01.01.1995-30.06.1996 tarihleri arasında askerlik vazifesi ya­pan, 1 Ocak 2005 tarihinde ilk defa 4/a sigortalısı olarak çalışmaya başla­yan ve 1250 gün sigortalılık süresi bulunan sigortalı, 15 Aralık 2009 tarihinde vefat etmiştir.

Sigortalının ölümü 01.10.2008 tarihinden sonra gerçekleştiğinden aylık bağlama koşulları 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacaktır. 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre, ölüm aylığına hak kazanmada aranan, ölen sigortalının sağlığında en az 900 gün prim ödenme şartı gerçekleşmesine rağmen sigortalılık süresi 5 yıldan az olduğu (4 yıl 11 ay 15 gün) için hak sahiplerinin sigortalılık süresini 5 yıla çıkartacak kadar askerlik borçlanması yapması durumunda hak sahipleri aylığa hak kazanacaktır.

01.10.2008 tarihinden önce ölen 4/a sigortalısının hak sahiplerinin ölüm aylığına hak kazanabilmeleri için aranan şartlar mülga 506 sayılı Kanun hükümlerine doğrultusunda olacağından, sigortalının ölüm tari­hinde en az 5 yıl sigortalılığının bulunması ve sigortalı adına (borçlanma dahil) 900 gün prim ödenmesi yeterli olacaktır.

Örnek-2: 15 Mart 1998 tarihinde ilk defa sigortalı olan 680 gün prim ödemesi bulunan ve 240 gün askerlik yapan sigortalı 12 Mayıs 2005 ta­rihinde vefat etmişse hak sahipleri, sigortalı adına 220 gün askerlik borç­lanması yaparak borçlanma tutarını ödediği ayı takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığına hak kazanabilecektir.

B- 4/a KAPSAMINDA SİGORTALI İKEN ÖLENLERİN HAK SAHİPLERİNE AYLIK BAĞLAMA ŞARTLARI

5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce ölen 4/b sigortalılarının hak sahiplerinin ölüm aylığına hak kazanabilmele­rinde aranan prim ödeme gün sayısı koşulu üç kez değişikliğe uğramıştır. 1 Ekim 2008 tarihinden önce ölen 4/b sigortalıları için ölüm tarihine göre değişkenlik gösteren şartlar vardır. Buna göre;

– 4 Ekim 2000 tarihinden önce ölenler için, 1080 gün prim ödemek,

– 4 Ekim 2000 – 7 Ağustos 2001 tarihleri arasında ölenler için, 1800 gün prim ödemek,

– 8 Ağustos 2001 – 1 Ağustos 2003 tarihleri arasında ölenler için, 1080 gün prim ödemek,

– 2 Ağustos 2003 tarihinden sonra ölenler için, 1800 gün prim ödemek, hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması için yeterli koşuldur. Bu süreleri hak sahipleri borçlanma yoluyla da tamamlamayabilir.

Örnek-3: 15 Şubat 2002 tarihinde ölen 4/b sigortalısının 1150 gün ödenmiş primi varsa geride kalan hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır.

4/b şartlarından ölüm aylığı bağlanması için en az 1080 gün prim ödeme koşulunun arandığı ve son sigortalılık türünün 4/a olmasına rağmen 4/a şartlarından aylığa hak kazanamayan sigortalıların (5 yıl sigortalılık şartının oluşmaması) 4/b şartlarından 1080 gün şartını sağlamaları halinde, 4/a hizmetleri dikkate alınmaksızın kendilerine 4/b şartlarından aylık bağlanması mümkündür.

Örnek-4: 10 Kasım 1997 tarihinde ölen kişinin, 1 Kasım 1995 – 31 Aralık 1996 tarihinde 720 gün 4/b sigortalılık hizmeti, 1 Mart 1997 – 9 Kasım 1997 tarihleri arasında 100 gün 4/a sigortalılık hizmeti var ve 1 Ocak 1990 – 30 Haziran 1991 tarihleri arasında da 540 gün askerlik hizmeti var ise; son sigortalılık 4/a olduğundan kişi borçlanma yapsa bile 5 yıl sigortalılık süresini sağlayamayacak ve hak sahibine 4/a şartlarından aylık bağlanamayacaktır. Ancak adı geçen kişinin hak sahipleri 360 gün 4/b şartlarından askerlik borçlanması yaparsa, 1080 gün prim ödeme koşulu sağlanacak (4/a hizmeti sayılmadan) ve geride kalan hak sahiplerine 4/b şartlarından ölüm aylığı bağlanacaktır.

Son sigortalılık kapsamında değerlendirme yapıldıktan sonra ölüm aylığına bağlanmasına hak kazanamayanların hizmet birleştirmeye zorlanmaksızın diğer sigortalılık kapsamında durumunun yeniden değerlendirilmesi ve yeni değerlendirme sonucu hak kazanılması şartıyla ölün aylığı bağlanması, SGK’nın son yıllarda uygulamaya koyduğu isabetli bir yaklaşım olmuştur.

III- SONUÇ

Sosyal Güvenlik Kurumu’na devredilen SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nda ölüm aylığına hak kazanmada aranan şartların farklı oluşu geçmişte çok eleştirilmiştir. Bunun sonucunda 5510 sayılı Sosyal Sigor­talar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunu’nda, ölüm sigortasından aylığa hak kazanma şartları yeniden belirlenerek norm ve standart birliği sağlanmaya çalışılmıştır. 5510 sayılı Kanun’a göre aylık bağlama şartları 4/b statüsündeki sigortalılar açısından aynı kalmış ancak aylık bağlama şartları prim ödeme gün sayısı bakımından 4/a statüsündeki sigortalılar açısından ağırlaştırılmış bunun yanında 4/c statüsünde­ki sigortalılar açısından ise hafifletilmiştir.

Ölüm aylığına hak kazanmada (en azından tek bir milat seçilmeksizin) ölüme bağlı olarak değişkenlik gösteren şartların bulunması hakkaniyet açısından isabetli değildir. 4/b kapsamındaki sigortalılar için 4 Ekim 2000 tarihinden önce ölenler için: 1080 gün, 4 Ekim 2000 – 7 Ağustos 2001 tarihleri arasında ölenler için, 1800 gün, 8 Ağustos 2001 – 1 Ağustos 2003 tarihleri arasında ölenler için, 1080 gün, 2 Ağustos 2003 tarihinden sonra ölenler için, 1800 gün prim ödeme koşulu aranması diğer bir ifade ile 4 farklı miladın bulunması mantıkla izah edilebilir olmadığından yeni bir düzenlemesinde yarar bulunacağını düşünmekteyiz.

 

 

Yazarlar:Murat GÖKTAŞ*

Yazarlar:Murat ÖZDAMAR**

Yaklaşım / Mayıs 2011 / Sayı: 221

*          İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdür Yrd., SGK Başmüfettişi, ÇEKO Bilim Uzmanı

**        İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdür Danışmanı, Doktora Öğrencisi, Adli Bilirkişisi

(1)         Yusuf ALPER, Sosyal Sigortalar,  Ekin Kitabevi, Bursa 2003, s. 323

(2)         16.06.2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(3)         Müjdat ŞAKAR, Sosyal Sigortalar Uygulaması, Der Yayınevi, 8. Baskı, İstanbul 2004, s. 288

(4)         Mustafa KURUCA, ‘5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na Göre Ölüm Aylığı’, Mali Çözüm, Sayı: 90, Eylül/Ekim-2008, s. 141